FRANK GEHRY

frank-gehry

FRANK GEHRY

Mimari alanda “Dekonstrüksiyon” olarak bilinen Dekonstrüktivizm akımı 1980’lerin sonunda ortaya çıkmıştır. Yapıyı oluşturan mimari ögelerin parçalanması, yamultulması ve kaydırılması gibi yöntemlerle oluşan yapısal bir analizdir. Bu tarzda inşa edilen binalara bakanlar bir “aykırılık” görmektedir. Frank Gehry, Daniel Libeskind, Rem Koolhaas, Zaha Hadid, Peter Eisenman gibi ünlü mimarlar Dekonstrüktivizm akımına dahil ve bu akım içerisinde tasarımlar üretmiş mimarlardır. Bizim bugün yapıtlarını inceleyeceğimiz ve tarzını göreceğimiz mimar Dekonstrüktivizm’in öncülerinden Frank Gehry…

Asıl adı Ephraim Goldberg olan Frank Gehry 1929 yılında Toronto’da doğmuş mimar ve tasarımcıdır. Eğitimini 1949-51 yılları arasında University of Southern California ve 1956-57 yılları arasında Harvard Üniversitesinde tamamlamıştır. 1962 yılında ise kendi mimarlık bürosu olan Frank Gehry & Assoc’i  kurmuştur. Amerikanın çeşitli üniversitelerinde öğretim üyeliği yapan Frank Gehry’nin mimari üslubu 1970’lerin sonlarına doğru Dekonstrüktivizmin ana temellerine dayanmaya başlamıştır. Frank Gehry 1980 yılında Santa Monica Place isimli tasarımı ile de mimarlık alanının en önemli ödülü olan Pritzker Mimarlık Ödülü’nün de sahibi olmuştur.

Başlarda yapılar yaratmak yerine özgün ve fonksiyonel heykeller yaratan mimar, büyük ölçekli kamusal yapılarda klasik mimarlık temalarını işleyerek bu heykelsi anlatımı ile başarı kazanmıştır. Yakın geçmişte ise dokunaklı eğrisel formlar ile Dekonstrüktivist çizgisini birleştiren belirgin eserler vermiştir ve yaşayan en önemli mimarlardan sayılmaktadır. Mimarlığın yanı sıra mobilya tasarımlarıyla da uğraşmış, enli ahşap şeritleri bükerek oluşturduğu sandalyelerle tanınmıştır. Her türlü yerleşik mimarlık üslubunu yaratmış olan Gehry’nin, kimi araştırmacıların bir kuralsızlık üslubu saydığı bu tutumuyla herhangi bir akıma yerleştirilmesi aslında çok güçtür.

Vitra Tasarım Müzesi (Weil am Rhein, Almanya, 1987-89)

Almanya’nın Weil am Rhein şehrinde yer alan ve özel bir müze olan Vitra Tasarım Müzesi Vitra Mobilyaları CEO’su Rolf Fehlbaum tarafından bağımsız bir hayır kuruluşu olarak 1989 yılında kurulmuştur.

20. yüzyıla damgasını vurmuş pek çok sandalyenin yer aldığı Vitra Tasarım Müzesi, bina inşa etme tekniklerine dair mimari bir keşiftir. Turistik olarak oldukça ilgi çeken bu yapı Frank Gehry tasarımıdır. Müze 2 katta toplam 8000 m2 alana yayılmakta ve bir dizi basit kutuların karmaşık bir kompozisyon içinde ele alınmasından oluşuyor. Yapı boyunca kıvrılan merdiveni ve karmaşık biçimsel anlayışıyla dikkat çekiyor. Yapı Dekontrüktivizm stili ile tasarlanmışsa da farklı malzemeleri bir arada kullanmak yerine sadece beyaz sıva ve titanyum-çinko alaşımı bir madde kullanmıştır.

Dans Eden Ev (Prag, Çek Cumhuriyeti, 1992-96)

Hırvat ve Çek kökenli bir mimar olan Vlado Milunić ve Frank Gehry işbirliği ile boş olan ve nehir kıyısında yer alan bir alanda tasarlanmıştır. Yapılaşmaya yeni açılmış Prag’ın merkezinde yer alan üç tarihi yerden birinde konumlanan bu bina iki caddenin kesişiminde yer almaktadır. Görsel açıdan bir odak noktası olacak biçimde tasarlanmış olan bu iki kule, mevcut kentsel çevreye uyum sağlayacak bir diyalog içindedir.

Biri silindir ve masif, diğeri ise ince uzun ve cam olan bu kuleler çok sayıdaki heykelsi kolonlar tarafından taşınmaktadır. Cam kulenin cephesi, çelik taşıyıcılara sahip çift katmanlı camdan oluşmaktadır. Nehre bakan ana cephe, pencere ve bantları eksenlerinden kaydırılarak oluşturulmuş zengin dokusuyla dikkat çekicidir. Dekonstrüktivizm stilinde olan bu tasarım inşaatın onaylanmasından itibaren tartışmalara neden olmuştur. Fred Astaire ve Ginger Rogers’a adandığı ve dans eden iki partneri sembolize ettiği için Fred and Ginger olarak da adlandırılan bu yapı bölgede yaygın olan Barok, Gotik ve Art Nouveau binalar arasında dikkatleri üzerine çekmektedir. Herkesin önünde “uçan tekme” ile fotoğraf çektirdiği bu bina popüler kültür haline gelmiştir.

Guggenheim Müzesi (Bilbao, İspanya, 1991-97)

İspanya’nın Bilboa şehrinde bulunan Guggenheim Modern Sanat Müzesi 11.000 m² alana yayılmaktadır. Bir kağıda benzer şekilde yapılan müze duvarları kıvrımlı biçimdedir. Müze, Bilbao şehir merkezinde, Nervión Nehri’nin kenarında bulunmaktadır. Pritzker Mimarlık Ödülü sahibi mimar Frank Gehry tarafından tasarlanmıştır ve yapımı 1997 yılında tamamlanmıştır. Bu bina Dekonstrüksiyon tarzı stilde inşa edilmiştir.

Müzenin ana girişi sergi galerilerini birbirine bağlayan panoramik asansörler ve merdiven kulelerinin yer aldığı bir atriumdan sağlanmaktadır. Gehry’nin tasarladığı son dönem projeleri arasında en dikkat çekici olanlardan biridir.

Bilboa şehrinin en önemli görülmeye değer mekanlarından birisi olan Guggenheim Modern Sanat Müzesi, 20.yüzyıl çağdaş sanata odaklanmıştır. İçerisinde bulunan Enstalasyon, Dijital Art ve benzeri sanat objeleri, resim ve heykellerden daha fazladır. Müzenin yıllık konuk sayısı 1 milyon civarındadır

“Benim için her gün yeni bir şeydir. Her projeye ilk yaptığım projeymiş gibi bir güvensizlikle başlarım. Ter dökerim, bir yola doğru giderim ve çalışmaya başlarım, nereye gittiğimden emin olmadan. Eğer nereye gittiğimi bilseydim, bu işi yapamazdım.”
Frank Gehry

MoPop (Seattle, Amerika, 2000)

Seattle’da 2000 yılında açılmış müzik müzesi MoPop (Museum Of Pop Culture) Frank Gehry tarafından tasarlanmıştır. Bina 21.000’nin üzerinde aliminyum ve paslanmaz çelikle kaplanmış. 280’nin üzerinde çelik kaburga kullanılmış. Çatısı ise ince tahtalarla yapılmış. Frank O. Gehry müzeyi tasarladığında, Rock N Roll deneyimini çağrıştıran bir yapı oluşturmak istemiş. Birkaç gitar satın almış, parçalamış ve bunları yapı taşları olarak kullanmış.

Dokuların ve sayısız renklerin birleşimi olan MoPOP’un dış kısmı, müziğin tüm enerjisini ve akıcılığını iletmektedir. 21 bin ayrı ayrı kesilmiş ve şekillendirilmiş paslanmaz çelikten yapılmış ve boyalı alüminyum içeren üç bin panel, binanın dışını sarmaktadır. Binanın dışı ışığa göre farklı renkler vermektedir ve farklı açılardan bakıldığında da değişmektedir. Bina ziyaretçilerine müzik ruhunu ve kültürünü sürekli hatırlatmaktadır.

Bilboa şehrinin en önemli görülmeye değer mekanlarından birisi olan Guggenheim Modern Sanat Müzesi, 20.yüzyıl çağdaş sanata odaklanmıştır. İçerisinde bulunan Enstalasyon, Dijital Art ve benzeri sanat objeleri, resim ve heykellerden daha fazladır. Müzenin yıllık konuk sayısı 1 milyon civarındadır

Jay Pritzker Pavyonu (Şikago, A.B.D, 2004)

Adını  Hyatt Hotelleri’nin sahibi olan Jay Pritzker’dan alan Jay Pritzker Pavyonu, Milliennium Parkı’nda yer almaktadır. Yarım daire şeklinde tasarlanmış bir sahnedir. Grant Park Müzik Festivali’ne de ev sahipliği yapmaktadır. 11.000 kişi kapasiteli Jay Pritzker Pavyonu’nda farklı müzikal gösteriler, konserler ve performans sanatları etkinlikleri de düzenleniyor.

Louis Vuitton Foundation Sanat Müzesi (Paris, Fransa, 2014)

Jardin d’Acclimatation, 2004’de Paris Belediyesi tarafından yenilenmek üzere Louis Vuitton’a tahsis edilmiştir. 2006 yılında yapımına başlanan ve 27 Ekim 2014’te açılan Louis Vuitton Sanat Müzesi “Bois de Boulogne” parkında yer alır. Bu camdan yapılmış sıra dışı bina günümüze damgasını vurmuştur.

Bilboa şehrinin en önemli görülmeye değer mekanlarından birisi olan Guggenheim Modern Sanat Müzesi, 20.yüzyıl çağdaş sanata odaklanmıştır. İçerisinde bulunan Enstalasyon, Dijital Art ve benzeri sanat objeleri, resim ve heykellerden daha fazladır. Müzenin yıllık konuk sayısı 1 milyon civarındadır.

Walt Disney Konser Salonu (L.A. California, ABD, 2001)

Walt Disney’in eşi Lillian Disney’in 1987 yılında hem Los Angeles sakinlerine hem de kocasına adadığı bu projenin konser salonu Frank Gehry tarafından tasarlanmış, 23 Ekim 2003 tarihinde resmen açılmıştır. Heykelsi bir kompozisyon sunan bu tasarımın odak noktası dış cephesi titanyum ile kaplı olarak düşünülen, hem görsel hem de akustik nedenlerle iç mekanı akustik parametrelerin bir ifadesi olan 2300 kişilik konser salonudur. Orkestra platformunu çevreleyen ahşap oturma grupları ve yelkeni andıran ahşap tavan, salonun içinde bulunanlara çok büyük bir geminin içindeymiş etkisi verir.

Bilboa şehrinin en önemli görülmeye değer mekanlarından birisi olan Guggenheim Modern Sanat Müzesi, 20.yüzyıl çağdaş sanata odaklanmıştır. İçerisinde bulunan Enstalasyon, Dijital Art ve benzeri sanat objeleri, resim ve heykellerden daha fazladır. Müzenin yıllık konuk sayısı 1 milyon civarındadır.

Suna Kıraç Kültür Merkezi (İstanbul)

İstanbul’da Tepebaşı’nda inşa edilmesi planlanan Suna Kıraç Kültür Merkezi Frank Gehry’nin Türkiye’deki ilk ve tek projesi olması bakımından büyük bir önem taşımaktaydı. Frank Gehry bu projesi için müzenin İstanbul’a ek 1 milyon turist getirmediği takdirde para almayacağını söylemişti. 2010 yılında hayata geçmesi planlanan müze maalesef hayata geçemedi.

Bilboa şehrinin en önemli görülmeye değer mekanlarından birisi olan Guggenheim Modern Sanat Müzesi, 20.yüzyıl çağdaş sanata odaklanmıştır. İçerisinde bulunan Enstalasyon, Dijital Art ve benzeri sanat objeleri, resim ve heykellerden daha fazladır. Müzenin yıllık konuk sayısı 1 milyon civarındadır.

WhatsApp WhatsApp'tan Yazın