Yasemin Pirinçci – Domus Academy / Architecture

interiordesign, portfolio, architecture

 

Merhaba!

Ben Yasemin Pirinçci, 22 yasındayım ve 2017 yılında University of Virginia, Sanat Tarihi bölümünden mezun oldum. Sanat tarihi okurken, üzerinde yazılar yazdıgım, düsündüğüm, hayranlıkla seyrettiğim eserlerin yaratıcılarına duyduğum hayranlık, mezun olduktan sonra bende de büyük bir yaratma isteği uyandırdı. Bu nedenle iç mimarlık yüksek lisansı yapmaya karar verdim. 4 yıl boyunca Amerika’da yaşadım, ancak her zaman Türkiye’ye dönüp burada yaşamak istediğimi biliyordum. İç Mimarlık yüksek lisansı yapabilmek için, üniversitede tasarım alanında bir bölüm okumamış öğrenciler için secim şansı çok azdı, ben de araştırmalarım sonucu Domus Academy’i keşfettim. Üniversitede benim gibi başka başka bölümlerde okumuş öğrencilere, Pre-Master programı şansı veriyordu. 4 aylık Yüksek Lisansa Hazırlık programını başarıyla tamamlayan öğrencilere, Yüksek lisansa direkt geçis hakkı tanıyordu. Aynı zamanda Tasarım ve Modanın başkenti olan Milano’da olması çok güzel bir fırsattı. Yüksek Lisans programını bitiren öğrencilere de Milano’da minimum iki ay süreyle staj yapma hakkı veriyordu. Bu nedenle İtalya’ya, Domus Academy’e gitmeyi seçtim.

Pre-Master bölümüne kabul edildikten sonra, okulun broşürünü iyice inceledim. Portfolyo hazırlığının ve AutoCAD, 3DsMax gibi bilgisayar programlarının eğitiminin onlar tarafindan bu 4 aylık süreçte verileceğini öğrendim. Ancak perspektif, çizim ve renklendirme tekniklerini öğrenmenin bana çok yardımcı olacagını düşündüm. Mimari Tasarım Akademisi’ni tam bu sıralarda keşfettim ve haftada en az dört gün olmak üzere ve üc ay boyunca teknik çizim derslerine başladım. Bir iç mekana, bir fotoğrafa hatta bir sandalyeye bile bakarken daha önce hiç fark etmediğim detaylarını görmeye başladım. Bir tasarım kariyerine başlamadan önce, beni çevreleyen tüm mekanları incelikleriyle, ışık yansıtma biçimleriyle, materyalleriyle, derinlikleriyle beraber görmeye başladım. Bu görüş, ileride bilgisayar programları kullanırken, etrafımı seyrederken, yeni yapılmış bir projeye bakarken veya gözlerimi kapatıp tasarlayacağım bir masayı bile hayal ederken, beni hiç bırakmadı. Mimari Tasarım Akademisi’nden tabii ki teknik çizim konusunda çok şey kazandım, ama bence en önemli kazanımım bu bakma ve görme kabiliyetiydi.

Yurt dışında sanat eğitimi almak isteyen öğrencilere çok önemli bir tavsiyem var. Alınabılecek eğitimin sonu yok. İnternette ve broşürlerde çoğu okul öğretebileceğinden çok daha fazla şeyi, cok kısa, gerçek dışı bir zamana sığdırarak size sunuyor. Coğunlukla rekabetin yüksek olduğu bu ortamlarda, teknik çizim eğitimleri, özellikle de bilgisayar çizim programı eğitimleri yetersiz kalıyor. Okullar sizin bu gibi konularda neredeyse uzmanlaşmış bir biçimde eğitime geldiğinizi düsünerek hemen tasarım öğretmeye başlıyorlar. Bu yüzden ne kadar erken teknik çizim ve bilgisayar programlarında yol kat ederseniz, eğitim hayatınız o kadar daha huzurlu geçer. Öğrendiğiniz her şeyin bir adım daha ilerisi var, ve öğrenmenin gerçekten sonu yok. Boş vakitlerinizde ders alın, video izleyerek bilgisayar programlarını öğrenmeye çalışın, bol bol sanat dergilerine bakıp ustaların neler yaptığını görün. Sevdiğiniz şeyin peşini kolay kolay bırakmayın! Bunu okuyan herkese başarılar diliyorum!

 

Avrupada’ki en iyi Mimarlık Fakülteleri hakkında bilgi almak için yazıyı tıklayabilirsiniz…

Bu yazıyı okuyanlar bunları da okudu
WhatsApp WhatsApp'tan Yazın